Çocukla Tatil

Aras doğduğundan bu yana hayatımızda çok şey değişti. Artık seyahatlerimiz eskisi kadar sık ve spontane değil maalesef. Tatil tercihimiz hep onun ihtiyaçlarını kolayca karşılayabileceğimiz, onun tatilden zevk almasını sağlayacak nitelikte. Aras’la şimdiye kadar 4 tane yaz tatili geçirdik. Gittiğimiz yerler genelde 5 yıldızlı tatil köyleri oldu. Aslında eşim ve ben düzen kölesi gibi hissettiğimiz bu tarz tatillerden hoşlanmıyoruz ancak nereye gidersek gidelim düzenli olmak bir zaruriyet. O yüzden çok da yalpalamadan direk tatil köyleri araştırmasına dalıyoruz artık. Çocukla en çok nerelerde rahat edilir, en iyi çocuk menüsü nerede, özel istek üzerine çorba yapan aşçılar hangi tatil köyündedir sonracığıma kumsalı kum olsun, denizi soğuk olmasın, odaları büyük olsun, e olmuşken yatakları da geniş olsun (3 kişi tepine tepine uyuyabilelim),  plajı geniş olsun, plajda taze meyve suyu sıksınlar, milkshake yapsınlar….beklentiler çığ gibi, liste çok uzun.

Aras’la ilk tatil yerimiz Antalya-Belek oldu. Aylardan Mayıstı. Aras tam tamına 10 aylık olmuştu. Söylemeden geçemeyeceğim. 1 yaşına kadar tatile gittiniz gittiniz. Biz bu süre zarfında Aras’la dışarıda çok rahat ettik. Akşamları  pusetine koyup sahilde dolaştırdığımızda rahatlıkla uykuya daldığı için biz de tatilin keyfini bir nebze çıkarabildik. Bu ufak ama önemli dipnottan sonra ilk tatilimize geri dönersek, bu tatilde seçimimiz Ets Tur’un da katkılarıyla Belek’te yer alan Paloma Grida Village’dan yana oldu. Otel çocuklar için inşa edilmiş resmen. Oyun parkları, atlı karıncalar, mini club bir harika. Adından da anlaşılabileceği üzere tatil köyü yeşillikler içinde tipik köy evlerinden inşa edilmiş küçük bir köy adeta. Sokak aralarında yürüdüğünüzde kendinizi köydeymiş gibi hissediyorsunuz. Alışılagelmiş soğuk otel havası pek yok.  Tesiste en çok hoşuma giden şey servis kalitesi ve müşteriye yaklaşımları oldu. Ne zaman ne istediysek severek yardımcı oldular. Bu nedenle 3. tatil yeri olarak tekrardan yine bu oteli tercih ettik. Hayatımda ilk kez bir otele ikinci kez kalmaya gittim. Bunun yanında yemekleri de oldukça başarılıydı. Yalnız bir sonraki sene, yani ikinci gidişimde ilk seferki performansı bulamadım desem yalan olmaz.  
Bu ilk tatilde Aras ne mi yaptı. Bir defa denizden çok korktu, simitine binmedi, dalgalardan ürktü,  ilk iki gün doğru dürüst yemek yemedi ama havuza ayaklarını sokmaya bayıldı bir de babasıyla kumdan kaleler yaptı. :) Kötü  şans mı desek tatil sonunda kısa süreli ateşimiz çıktı. Oldukça canımız sıkılmıştı. Doğduğundan beri ilk defa ateşlenmişti. Çok korkmuş ve paniklemiştim. Neyse ki çok uzun sürmedi.  Ertesi gün farkettik ki Aras  6 tane dişi aynı anda çıkarmanın sıkıntısını yaşıyordu. Zaten Ankara’ya döndüğümüzde bu meşhur 6 diş peş peşe patladı.   








İkinci tatilimiz aynı senenin Ağustos ayındaydı. Aras 1 yaşını yeni doldurmuştu ki Bodrum’um yolunu tuttuk. Çocukluğumda tüm yaz tatillerimi babamın işi dolayısıyla Bodrum’da yapmıştım. Havasının ne kadar rahat olduğunu bilirim. Bu nedenle Ağustos ayında hava bakımından Bodrum’da rahat edeceğimizi düşündüm ve tahmin ettiğim gibi de oldu. 
Bodrum tatilimizin ilk yarısını Voyage Torba’da geçirdik. Balayında Voyage’ın Belek’teki tesisini oldukça beğenmiştik. Ancak bu sefer biraz hayal kırıklığı yaşadık. Tesisin odaları çok küçüktü. Bu yüzden çok sıkıntı çektik. Aras’ın odada kıpırdayacak alanı çok azdı ve bu yüzden odaya girmek dahi istemiyordu. Odanın içine park yatak da girince valizi açacak dahi yer kalmamıştı. Tesiste havuzların ufak ve dağınık yerleşmiş olmasının yanında havuz başında yiyecek içecek yoktu. Ancak hakkını vermek lazım yemeklerine diyecek yok. Hem ana hem de alakart restoranlarında yer alan yemekler oldukça çeşitli ve lezzetliydi. Diyet ve çocuk menüleri sayesinde Aras için yemek bulmakta hiç zorlanmadım. Ayrıca plajda yer alan büfede rondoda milkshake, karışık meyve püresi yaptırma şansını bulmuştum ki bu bizim için büyük bir nimetti. Eksileri ve artılarıyla Voyage’daki tatilimiz noktalandığında arkadaşlarımızla buluşacağımız Samara Otel’e geçtik. İki otel birbirine çok yakındı o yüzden transferde çok da zorlanmadık. Samara’nın odaları oldukça büyük ve ferahtı. Bu bakımdan Aras çok mutlu oldu. Artık oyuncaklarını odada dilediği gibi dağıtabiliyor, odaya girerken zorluk 
çıkarmıyordu. Ana restorandaki yemekler bizim açımızdan çok tatmin edici değildi ancak hergün Aras için özel olarak yaptıkları taze çorbalar sayesinde bunu çok da umursamamıştık.  Fakat Alakart restaurantları oldukça başarılıydı. 
Aras bu tatilde neler mi yaptı. Her zamanki gibi ilk iki gün yemek yemedi, düzensiz uyudu, denizden yine korktu, dalgalardan kaçtı. İlk kez eline alıp dondurma yedi, bunun için ağladı, ama en önemlisi hiçbir yere tutunmadan bağımsız 15-20 adım attı, çocuklarla oyun oynadı, bizi yormadan akşamları pusetinde uykuya daldı, taze mısır yedi, gözleme tutkunu oldu. Bu ve bundan sonraki tatillerinde yaşadığım şey tatilde severek yediği ve içtiği şeyleri nedense tatil dönüşü evde yemeyi pek tercih etmeyişiydi. Nedenini hala çözemedim diyebilirim.












2013’ün Haziran ayında yani bu sene havanın çok sıcak olmayacağını düşünüp yine Belek’in yolunu tuttuk. Ancak tahminlerimiz bu kez tutmamıştı. Hava oldukça sıcak ve nemliydi. Bu kez Aras’ın tüm vücudu isilik olmuştu. Yukarıda bahsettiğim gibi yine Paloma Grida Village’da konakladık. Servis ve ilgileri yine çok iyiydi. Biz gelmeden odamızı süslemişler meyve tabağı bırakmışlardı. Ne istesek seve seve yerine getirmeye çabalıyorlardı. 

Bu seneki yaz tatillerinde bir önceki senelere kıyasla Aras oldukça hareketliydi, bırakın pusette uyumayı pusete oturmaya bile tahammül göstermiyordu. Havuzun, oyun parkının ve kumların tadını çıkarıyordu. Bir önceki sene olduğu gibi yine ilk iki gün yemek yememiş ve düzenli uyumamıştı. Ama artık tatilden daha fazla keyif alıyor, dışarıda koşup oynamanın tadına varmıştı ki odaya girmek istemiyordu.






Bu senenin son tatilinde İzmir, Özdere’ye gitmeye karar verdik. Paloma Pasha Resort bu seferki seçimimizdi. Sanırım Paloma Otelleri’nin tutkunu olmuştuk. Otele vardığımızda tesiste yer alan havuz kıyısı odalar hoşumuza gitmişti. Bu odalardan talep ettiğimizde bize çocuklu ailelere vermeyi tercih etmediklerini ancak müsait oda olması durumunda verebileceklerini, çok dikkat etmemiz gerektiğini belirttiler. Tatilin ikinci gününde nihayet odaları boşaldı bize hemen havuz kıyısında yer alan odalardan bir tanesini verdiler. Oda havuza açıldığı için çocuk konusunda çok hassaslar bu yüzden kapıya ilave kilit, mandal takmışlardı. Biz de odada bulunduğumuz süre boyunca havuza açılan kapıyı sürekli kilitli tuttuk. Paloma Pasha Resort’u özellikle çocuklu ailelere şiddetle tavsiye ederim. İhtiyacınız olan herşey sanki bir adım ötede gibi. Otelde çalışan ekip her konuda oldukça yardımsever ve özverili. Yemekleri de oldukça lezzetli ve bol çeşitli. Cumartesi gecesi gerçekleştirdikleri organizasyon gerçekten muhteşemdi. Şimdiye kadar gittiğim hiçbir otelde bu kadar özen ve itina ile hazırlanmış bir Türk gecesine daha rastlamadım. Bize her konuda desteğini ve yardımını esirgemeyen Paloma Pasha Resort’un Genel Müdürü Sayın Uğur Harput’a burdan teşekkürlerimi borç bilirim. Sanırım işini layıkıyla yapmak böyle bir şey. Günün her saatinde onca temposuna rağmen hep güler yüzlü, hep ilgili. Görev aldığı her otele neresi olursa olsun seve seve ve uçarak gitmeye hazırım. 
Aras bu yaz tatilinde yine ilk iki günü adaptasyonla geçirdi detaya girmiyorum :) Havuzdan çıkmak istemedi, denize alıştı, simitine bindi, kollukla yüzmeyi çok sevdi, kumlarda saatlerce oynadı, turist kızlara pas attı…2 yaş sendromunu bize ufak ufak hissettirmeye başlasa da eşim ve benim için keyifli bir tatil oldu diyebilirim.  




Aras’la yaptığımız tatillerle ilgili inanın anlatılacak çok şey var. Sizleri sıkmamak adına şimdilik burada kesiyorum. Umarım çocuğunuzla yaz tatilleriniz hep süper eğlenceli ve rahat geçer. İyi tatiller…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder