Deniz perisi hikayesi

Gözlerimi kapatıyorum açtığımda işte ordayım. Rüya gibi bir hikaye mi desem, bizzat gördüğüm rüya mi desem. O kadar iç içe geçme ki. Başı belli sonu belli değil, ya da sonu yoktur belki...

O uzun sanki hiç bitmeyecek, kıvrım kıvrım, zeytin agaçlarının arasından süzüle süzüle bir türlü varamadığım yoldan gidiyorum o rüyada. Ucu bucağı olmayan bir hikaye belki de benimkisi. Buluşma ani sonsuzlukta olsa gerek öyle bir hayal, hikaye, bir rüya işte...

Zamanda gittikçe geriye doğru seyrediyorum. Uzun ve yumuşacık saçlarıma bir el değiyor sanki. Deniz kıyısında öylece maviye dalıp gitmişken meğer rüzgar okşuyormuş saçlarımı. Deniz kızı mıydım yoksa perisi miydim, ya da her ikisiydim, ben neyi olmak istediysem oydum. Elimi tutan güvenli el, sanmıştım ki hiç bırakmayacak...

Yağmurda yüzmüşüz, damlalar sekerken denizden yüzümüze meğer ne paha biçilmez, geri döndürülemez günlermiş. Gecesinde dolunay denizi bile kıskandırıp, tüm ihtişamını sererken gökyüzüne işte nereden bileceksin ki seni sımsıkı saran o kollar birgün bırakıp uçacak buralardan.Zeytin agaçları vardı ya onlar mıydı yoksa suçlu.Dilleri olsa da anlatsa ay, ağaç, deniz hangisi aldıysa artık benden............

Gel gelelim bu hikayenin mekanına..

Çocukluğumun, gençliğimin yaz tatilleri babamın işi nedeniyle her sene Bodrum yakınlarında bulunan Güllük Körfezi'nde, Iasos'da geçti. Beni babamdan ayıran yerdir Iasos. Öyle çok kızdığıma bakmayın. En güzel yaz ve sömestr tatillerim acısıyla tatlısıyla burada yaşandı benim.

Iasos'u bilir misiniz bilmem çok ihtimal vermiyorum aslında. Buradaki hikayem çok eskilere dayanır benim. Keşfedilmemiş henüz el değmemiş bir cennetti o zamanlar Iasos. Hala daha öyle aslında. Bodrum'un kalabalığından sıkılan, salaş deniz lokantalarında en leziz balıkların tadına rakıyla varmak isteyenlerin uğrak yeridir. Gelen müptelası olur da yeni keşfetmiş gibi anlatır etrafına.

Kıyıkışlacık diğer adıyla Iasos'u küçük antik köye benzetirler. Antik köy olmasının nedeni ünlü İasos Antik Şehri'ne ev sahipliği yapması.



Neler mi yapılır. Zeytinlikuyu plajında denize girilir. Ünlü Ceyar'ın Yeri'nde balık ızgara, kalamar tava, rakı, deniz börülcesi ve leziz salatalarından bir güzel götürülür. Yemek yerken balıklara ekmek atılır. Birkaç dublenin arkasından 'Çökertme' türküsü de okundu mu değmeyin keyfine...

Bundan başka İasos Antik Kenti gezilir ve doyum olmaz koylarında kahvaltı ile başlayacağınız tekne turu da yapılmadan dönülmez hani..

2 yorum:

  1. Kim istemez ki oralarda çocukluğun gençliğin gecmesini.ne sansliymissiniz .

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet sansliydim. Babam ve Iasos unutulmaz bir donemdi. Keske o yillara geri donebilsem

      Sil