Anaokulu Seçerken

Anaokulu arayışına girdiğimiz şu günlerde bizim için oldukça sıcak bir gündem anaokulu seçimi. Konu sandığımdan da zor çıktı diyebilirim. Hatta bu kadar ince eleyip sık dokuduğumu fark ettiğimde çocuğu ilk okula nasıl göndereceğim korkusu sardı beni. Eminim her veli de benim gibi düşünmüş uğraşmış sonunda çocuğu için en iyisini seçmiştir, onca çocuk anaokuluna gidiyor bunda abartacak bir durum yok diye sürekli kendimi telkin halindeyim. Temiz, yemekleri düzgün ve bunların yanında konforlu olsun önemli tamam ama bunlar fiziki ihtiyaçlar. Yatakhanesinden yemekhanesine tuvaletine her şey dört dörtlük olmalı fakat aslında bunlardan da önemli bir konu var o da eğitim sistemi, programı. Okul öncesi çağı eğitimi gerçekten önemli. Hamurun kıvamını tutturursanız sonrasında kekiniz güzel kabarır bilmem anlatabildim mi.

Her araştırmacı ebeveyn gibi biz de düştük yollara. Hem anaokulu gezme hem de webi didik didik etme çalışmalarına giriştik. Her gün iş çıkışı koştur koştur anaokulu gezer olduk. Kendimi bazen milli eğitim denetçileri gibi hissettiğim doğrudur o yüzden.

Benim bulduğum araştırdığım üç tane eğitim sistemi var. Bazı okullar tek sistem, bazıları ise çoklu (karma) sistem kullanmaktalar. Bunları kullanmayan geleneksel sistemi uygulayan okullar başarısız anlamına gelmiyor tabii ki. Önemli olan nokta okul öncesi eğitimin çocuğun kişisel gelişimine katkıda bulunup, sağlıklı sosyal ilişkiler kurabilmesine olanak sağlaması. Ve aynı zamanda ebeveynlerin çocuklarını gönül rahatlığı ile emanet edebilmesi de bence, bu da önemli bir konu.

Gel gelelim şu meşhur eğitim sistemlerine. Tek tek bahsedeyim.




Montessori Eğitim Sistemi:

Montessori Maria Montessori tarafından geliştirilen bri pedagoji olarak biliniyor. Bu yöntemdeki amaç çocuğun kendi becerilerine ve ilgilendiği konulara; öğrenme tarzı ve süresine odaklanarak uygun bir eğitim programı oluşturmak. Amaç eğitimde metottan öte kişiliği dikkate almak. Montessori sistemini kullanan okullarda bu nedenle çocuklar istedikleri materyallerle diledikleri zaman ve yerde haşır neşir olabiliyorlar. Amaç kendi kendilerini geliştirmeye olanak sağlamak, kişiliklerini oluşturmak üzere özgürlük tanımak, bireyselleşme ve aynı zamanda sosyalleşmeye olanak sağlamaktır. Montessori der ki çocuklar sanılanın aksine ödüllerden ya da cezalardan, oyuncaklardan, çikolata şekerden, programlı eğitim programlarından haz etmeyip özgürlükten, iç denetimden, hareket halinde olmaktan, kendi kendine sosyalleşmekten, özgürlüğe dayalı disiplinden, kitaptan bağımsız okuma ve yazmadan haz ederler. Şaşırtıcı değil mi. Oysa biz ebevynler günlük yaşamda ödül ceza sistemini çok kullanırız. Çikolata, şeker ve oyuncak en büyük ödüldür gözümüzde. İlla kitap okusun isteriz. İşte bunları tamamen devre dışı bırakan bir yöntem kendileri

Waldorf Eğitim Sistemi:

Tarihçesinden bahsedip sizleri sıkmamak adına özetle bu bir Alman sistemi diyebilirim. Almanya’da bu sistemi uygulayan sayısız okul yer alıyor. Bu sistemin 3 bilinen  temel öğesi hayal gücünü geliştirmek, sorumluluk bilincini oturtmak ve doğruluktan sapmamak. Bunları okuduğumda tipik bir Alman insanı gözümün önene geldi diyebilirim. Bu sistemle yaratıcı ve başarılı nesillerin yetişebilmesi çok mümkün duruyor. Waldorf sistemini  uygulayan okullara giderseniz kullanılan materyallerin tamamen doğal haliyle olduğunu görürsünüz; yaprak, odun parçası gibi. Böyle okullarda plastik oyuncaklar, bilgisayarlar bulunmaz. Çocuklar sanat, hareket ve oyun oynayarak her şeyi öğreniyorlar. Çocukların bu sayede çok yönlü gelişimi mümkün.

Reggio Eğitim Sistemi:

Reggio ise Montessori ve Waldorf ile ortak noktalara sahip gibi. Yalnız bu sistemde aile katılımı çok ama çok önemli. Teknolojiyi kullanmakta çekince duyulmuyor. Fiziksel çevre is oldukça önemli görülüyor. Bu sistemde katı kurallar, kalıplaşmış davranışlar ve geleneksek eğitim yöntemlerine yer verilmiyor. Çocuğun çevreyle iletişimine son derece önem veriliyor. O nedenle çocuklar merkezi, eğitimci ve aile ise destek ve rehber rol oynar. Bu sistemde işbirliği ve paylaşım son derece önemli kavramlardır. Çocuklar öğrenme sürecini aynı zamanda yaşarken tecrübe edinirler. Yapılan projeler bu sürecin çok önemli bir parçasıdır. Bu sayede bilişsel, duygusal ve sosyal gelişim etkin bir şekilde sağlanır.




Bu 3 eğitim sistemi felsefesi, öğretmen tipi, öğretme stili ve aktiviteler açısından gerek ortak gerekse farklı özellikler taşımaktadır. Size en uygun olanı kararını yine en iyi sizler verirsiniz düşüncesindeyim. Biz henüz kararımız vermedik. Umarım verdiğim bu bilgiler az da olsa yol gösterici olur. Diğer bloglardan, bu sistemleri kullanan eğitim kurumlarından ve makalelerden daha detaylı bilgilere ulaşabilirsiniz.

Sevgiler

5 yorum:

  1. Merhaba Burcu hanim oncelikle.cok.cok kolay gelsin diyerek nacizane ben de fikrimi beyan etmek isterim. Okullari bir de yemek saatlerinde ziyaret edin kimseye haber vermeden yardimci anneler nasil davraniyorlar sonra yemekleri sutleri mutlaka tadin. cunku claisan okul oncesi arkadaslarimdan biliyorum sutlere su katiliyormus meyve sulari ise hele nerden geldigi belli degil. bahsedilen sistemler cok guzel peki gercekten uygulanoyor mu bence eski velilerle.gorusmekte fayda var. bir de devlet okullarini da arastirin derim cunku baslarinda mudur ve mudur ysrdmcisi gibi mufrttis gibi surekli denetim mekanizmasi oldugu icin ozel okullara gore bazilari daha ozenli olabiliyor. size cok kolay gelsin insallaj guzel kaliteli gonlunuze ve akliniza yatan bir.okul bulursunuz ve bizimle de paylasirsiniz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tavsiyeler icin tesekkurler. Yemek saati cok mantikli, deneyecegim. Sevgiler

      Sil
  2. Merhabalar.
    Blogunuzu tesadüfen gördüm ve begendim girdiğiniz bilgileri açıkçası.
    Bu yüzden de takibe aldım :)
    Sizi de kendi bloguma beklerim. http://www.sargitaderki.com
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  3. Paylaşımlarınız çok başarılı, sitenizi ilgiyle takip ediyorum..
    www.cay-makineleri.com

    YanıtlaSil