Doğum Süreci ve Bebek Bakımı Eğitim Notlarım

Geçen gün dolabımı düzenlerken oğluma hamileliğim sırasında katıldığım ‘Doğum Süreci Eğitimi’ ve ‘Emzirme ve Bebek Bakımı Eğitimi’ notlarıma ve sertifikama rastladım. Bu eğitimlere severek katılmıştım. Bir anda birçok hamileyle aynı ortamda, aynı soru işaretlerine sahip olduğunuzu gördüğünüzde oldukça rahatlıyorsunuz. Çoğu hastanenin bu amaçla ücretsiz eğitimleri periyodik olarak herkese açık olarak düzenleniyor. Ben 2011 yılında Özel Ankara TOBB ETÜ Hastanesi’nin vermiş olduğu eğitimlere katılmıştım.




İşte aldığım ufak notlar:

  • 38. haftadan sonra göğüs ucu kremi kullanılabilir, öncesinde kullanım erken doğum riskini artırabilir.
  • Bebek yağı bebeğin 6. ayından sonra kullanılabilir, öncesinde tavsiye edilmiyor. İlk 4-5 ay losyon kullanımı öneriliyor.
  • Pişik önleyici krem kaka sonrasında günde 3-4 kez pişiği önlemek amacıyla kullanılabilir. 4 defadan fazla kullanılmamalı.
  • Isırgan otu ve havuç süt yapımına katkı sağlıyor.
  • 2 yaşına kadar yastık kullanımı önerilmiyor.
  • Bebekte konak oluşursa, zeytinyağı ve badem yağı kullanılabilir. Banyodan yarım saat önce masaj yaparak ince dişli tarakla taranacak.
  • Burun tıkanıklığı için tuzlu su öneriliyor.
  • Pamukçuk için karbonatlı su öneriliyor. (yarım çay bardağı suya ¼ çay kaşığı karbonat atılarak hazırlanır)
  • Bebeğin göbeği düşene kadar banyo yaptırmamız gerekiyor (Düştükten 1 gün sonra ilk banyosu yaptırılır)
  • Bezin göbekle temas etmemesi gerekiyor.
  • Doğumun bir gün sonrasında bebeğe saç banyosu yapılabilir.
  • Haftada 1-2 kez sabun, şampuan kullanılabilir.
  • 2 günde 1 ya da her gün banyo yaptırılabilir.
  • Banyoya başlarken suya alışması için ayaktan başlanmalı.
  • El tırnakları yuvarlak, ayak tırnakları düz kesilmeli
  • Emzirme 1,5-3 saat arayla, günde 8-10-12 kez, ortalama 15-20 dakika, maksimum 30 dakika yapılabilir.
  • Pompa kullanımında sağmaya düşük basınçla başlamak gerekir.
  • Meme ucu tahriş olursa emzirme arası soğuk kompres, öncesinde sıcak kompres uygulanabilir, zeytinyağı ile yukarıdan aşağı masaj önerilir.

Deniz perisi hikayesi

Gözlerimi kapatıyorum açtığımda işte ordayım. Rüya gibi bir hikaye mi desem, bizzat gördüğüm rüya mi desem. O kadar iç içe geçme ki. Başı belli sonu belli değil, ya da sonu yoktur belki...

O uzun sanki hiç bitmeyecek, kıvrım kıvrım, zeytin agaçlarının arasından süzüle süzüle bir türlü varamadığım yoldan gidiyorum o rüyada. Ucu bucağı olmayan bir hikaye belki de benimkisi. Buluşma ani sonsuzlukta olsa gerek öyle bir hayal, hikaye, bir rüya işte...

Zamanda gittikçe geriye doğru seyrediyorum. Uzun ve yumuşacık saçlarıma bir el değiyor sanki. Deniz kıyısında öylece maviye dalıp gitmişken meğer rüzgar okşuyormuş saçlarımı. Deniz kızı mıydım yoksa perisi miydim, ya da her ikisiydim, ben neyi olmak istediysem oydum. Elimi tutan güvenli el, sanmıştım ki hiç bırakmayacak...

Yağmurda yüzmüşüz, damlalar sekerken denizden yüzümüze meğer ne paha biçilmez, geri döndürülemez günlermiş. Gecesinde dolunay denizi bile kıskandırıp, tüm ihtişamını sererken gökyüzüne işte nereden bileceksin ki seni sımsıkı saran o kollar birgün bırakıp uçacak buralardan.Zeytin agaçları vardı ya onlar mıydı yoksa suçlu.Dilleri olsa da anlatsa ay, ağaç, deniz hangisi aldıysa artık benden............

Gel gelelim bu hikayenin mekanına..

Çocukluğumun, gençliğimin yaz tatilleri babamın işi nedeniyle her sene Bodrum yakınlarında bulunan Güllük Körfezi'nde, Iasos'da geçti. Beni babamdan ayıran yerdir Iasos. Öyle çok kızdığıma bakmayın. En güzel yaz ve sömestr tatillerim acısıyla tatlısıyla burada yaşandı benim.

Iasos'u bilir misiniz bilmem çok ihtimal vermiyorum aslında. Buradaki hikayem çok eskilere dayanır benim. Keşfedilmemiş henüz el değmemiş bir cennetti o zamanlar Iasos. Hala daha öyle aslında. Bodrum'un kalabalığından sıkılan, salaş deniz lokantalarında en leziz balıkların tadına rakıyla varmak isteyenlerin uğrak yeridir. Gelen müptelası olur da yeni keşfetmiş gibi anlatır etrafına.

Kıyıkışlacık diğer adıyla Iasos'u küçük antik köye benzetirler. Antik köy olmasının nedeni ünlü İasos Antik Şehri'ne ev sahipliği yapması.



Neler mi yapılır. Zeytinlikuyu plajında denize girilir. Ünlü Ceyar'ın Yeri'nde balık ızgara, kalamar tava, rakı, deniz börülcesi ve leziz salatalarından bir güzel götürülür. Yemek yerken balıklara ekmek atılır. Birkaç dublenin arkasından 'Çökertme' türküsü de okundu mu değmeyin keyfine...

Bundan başka İasos Antik Kenti gezilir ve doyum olmaz koylarında kahvaltı ile başlayacağınız tekne turu da yapılmadan dönülmez hani..

Yaz Tatili Önerileri

Yaz tatili için otel arayışına girdiğimizde artık çocukla gidilebilecek, rahat edilebilecek yerler bakar olduk. Yani  yemek kalitesi ve lezzetinden tutun, odaların konumu ve genişliğine kadar eskiye nazaran birçok yeni kriterler eklendi listemize. Hal böyle olunca gerçekten titizlikle çalışmak gerekiyor aksi halde tatil tatil olmaktan çıkıp adeta bir ızdırap haline geliyor.


Yaz aylarına yaklaştığımız şu günlerde bizi yine tatil planlaması telaşı aldı gidiyor. Bu sene erken rezervasyona takılmadık ki hayret. Nedeni sanırım vakit ayırıp detaylı bir araştırma yapamayışımızdandır. Çocukla tatil spontane olamıyor maalesef. Erken rezervasyonu kaçırmış olsak da geç kalmadan bu yaz tatilini planlamamız şart. Hem kendim hem de siz çocuklu dostlarım için araştırma yaptım. Araştırma raporumu aşağıda bilgilerinize sunarım :)

Şimdiye kadar gittiğimiz oteller içinde övmeden geçemeyeceğim, hakikaten çocuk dostu diyebileceğim oteller var. İlk sıraları Paloma Otellerine verebilirim. Paloma Grida Village ve Paloma Pasha Resort çocuklu ailelere şiddetle tavsiye edebilirim. Özellikle Grida Village gerçekten köy gibi, mimarisi çok güzel.

Paloma Grida Village

Paloma Pasha Resort
Bunlar benim bizzat tecrübe ettiklerim.Araştırmalarım sonucu çocuk dostu olarak sayabileceğim otel listesi ise şöyle:
  • Castello Di Akyarlar
  • Denizatı Holiday Village Gümüldür 
  • Hillside Beach Club
  • Aqua Fantasy İzmir
  • Pastoral Vadi Fethiye
  • Golden Key Hisarönü
  • Hotel Costa Farilya
  • Ekincik Otel

İyi tatiller dilerim