Subakut Tiroidit


Bu yazı bir sağlık makalesi değil. Sadece bu hastalığı geçirmiş biri olarak yaşadıklarımı paylaşacağım bir blog yazısı. Benim gibi bu hastalığa yakalananlar için bir tecrübe aktarımı niteliğinde.

2016 Kasım ayında boğaz ağrısı ile başladı herşey. Sonrasında elimi tiroid bölgesine dokundurmamla hassasiyet arttı. O bölgede adeta bir acı hissediyordum. Acı duymama rağmen yine de bir şey çıkar korkusuyla doktora gitmeyi aksattıkça aksattım.

Kutu kutu ağrı kesici ve antibiyotik kullandım ama nafile. Hastalık git gide gündelik hayatımı sürdürmede zorlanmaya yol açıyordu. İş yerinde çeneme vuran ağrı yüzünden sayısız ağrı kesici aldım. Sonrasında ne mi oldu ağrılar ve halsizlik dayanılmaz bir hal aldı.

Kendimi Prof. Dr. Semih Aydıntuğ’un muayenehanesinde buldum. İyi ki de gittim oraya. Tedaviye İlk başlarda bir ağrı kesici olan ve hafif seyir subakut tiroidit hastalarında aslında çok da etkili olabilen Cataflamla başladık. Ancak ne mümkün kandaki trombosit ve CRP değerleri gittikçe yükseliyordu.

Hastalık adeta beden ve ruh sağlığıma işkence ediyordu. Ağrı çektiğim zamanların çoğunu hatırlamaz oldum. Sanırım vücut böyle durumlarda kendini direk kapatıyor. Günün 5-6 saati benim için kopuktu adeta. Geceleri inleyerek ağrı kesici etkisiyle uyuyakaldığımı bilirim.

Derken doktorum istemeyerek de olsa kortizon tedavisine geçiş yaptı. Kortizonu aldıktan tam 36 saat sonra ağrılarım dinmeye başladı.

Bu tedaviye yaklaşık 1,5 ay boyunca devam ettik. Ta ki kandaki değerlerim normale dönene kadar. İlacı kestiğimizde doktorum hastalığın geçtiğini ancak bu hastalığın tiroidi tahrip ederek sekel bıraktığını ifade etti. Şu an bu nedenden dolayı tiroid hormonu tedavisi alıyorum.

Kasım 2016-Mart 2017 arası yaşadığım bu hastalık beni oldukça yıprattı. Yaklaşık 10 kilo verdim. Su bile içmede zorlanan ben şu an o günlerimi hatırlamak dahi istemiyorum.

İnsan hayatta her yaşadığından bir şeyler öğreniyor. Bu hastalıkla ilgili öyle komplike yazılar okudum ki kanser sanılıp ameliyat edilip komplikasyon yaşayan bir dolu hasta varmış. Ben şanslıydım doğru doktoru bulmuştum.

Buradan tekrar sayın Prof. Dr. Semih Aydıntuğ’a teşekkürlerimi sunuyorum.

Herkese sağlıklı günler dilerim.

ANNELER VE ANNE ADAYLARI! GELECEKTEKİ SİZE MEKTUP GÖNDERMEYE HAZIR MISINIZ?

Arçelik’in gözünde tüm anneler kraliçedir.
Anneler günü’nüz kutlu olsun!
Anneler ve anne adayları!
Gelecekteki size mektup göndermeye hazır mısınız?
Bu sayfadan gelecekteki bir güne mektup yazın, hem bugünden geleceği düşünmek için kendinize zaman ayırın hem de kendinize gelecekten bakma imkanı yaratın. “Anneyim” ya da “Anne olacağım” butonlarından birine basın. Mektubu doldurun. Gelecekte bir tarih belirleyin. Size o tarihte kendinize yazığını mektubu gönderelim.

İnsanın düşünceleri her gün değişiyor. Hele ki anne olmak insana bambaşka bir duygu kazandırıyor. Bu mektubu göndererek bugünkü hislerinizi gelecekte de hatırlamak ve geçmişteki hislerinizle o günkü hislerinizi karşılaştırma fırsatı bulacaksınız.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

Şık Mutfaklar İçin Ankastre Renkli Buzdolabı

Siz de ankastre renginin mutfaklara çok yakıştığını düşünenlerden misiniz? Bu yıl ankastre renklere ilgi çok fazla: Gümüş grisi bu renk, mutfaklarda hakikaten güzel duruyor ve bulunduğu her ortama değer katıyor. En çok da buzdolabı modellerine yakıştığını düşünüyorum, ankastre renkli buzdolapları mutfakların gerçekten de havasını değiştiriyor. Bu nedenle Uğur Soğutma’nın UES 585 D2K NFI A++ isimli buzdolabı modelini görür görmez sipariş etmeye karar verdim: Ankastre renginin en şık tonunu kullanıyor.


Sevdiğim bir renge sahip olması, tek tercih nedenim değildi elbette. Uğur Soğutma’yı gayet iyi tanıyorum, 60 yıldan fazladır derin dondurucu modelleri ile soğutucu cihazlar üretiyor. Açıkçası, bu sektörde rakibi olduğunu düşünmüyorum ve buzdolabının da bir soğutma uzmanından alınması gerektiği kanaatindeyim. Hem markayı, hem de ankastre rengini görür görmez satın alma kararı vermem bundan kaynaklanıyor. Buzdolabını yaklaşık 3 aydan bu yana kullanıyorum ve izlenimlerim şöyle:
 

İç hacmi 585 litre ve fazlasıyla yeterli geliyor. Açıkçası bu büyüklükteki bir iç hacmi, çoğu marka ancak en üst düzey ve en pahalı modellerinde sunabiliyor. ’da ise standart geliyor! Buzdolabı içerisindeki şeffaf sebzelik bölümü özel, zira nem kontrolü yaparak sebzelerin daha uzun süre taze kalmasını sağlıyor. Ayrı bir “0 derece” bölümü de var, süt ve et ürünlerini bu bölüme koyarak kullanım ömürlerini uzatabilirsiniz. 

Buzdolabının no-frost özelliği var ve dondurucu bölmesinin kapasitesi tam 97 litre. Çoğu aile için fazlasıyla yeterli olacak bir kapasite bu. Isı kontrolü tamamen otomatik, bu da maksimum seviyede enerji tasarrufu yapmasını sağlıyor. Dış kapağı üzerinde bir LED gösterge var, hem çok şık duruyor ve hem de kapağı açmadan buzdolabı kontrollerine ulaşmanızı sağlıyor. Buzdolabını geceleri de kullanmayı sevenlerdenseniz hiç merak etmeyin: LED aydınlatması, toplam 5 adet temperli cam rafı mükemmel bir şekilde aydınlatıyor. Fiyatının çok üzerinde özellikler sunan UES 585 D2K NFI A++ modelini satın aldığım için çok mutluyum, mutfağım hem çok daha şık bir hale geldi ve hem de çok kaliteli yeni bir buzdolabım oldu! https://satis.ugur.com.tr/item/ues-585-d2k-nf-a/100030 adresinden siz de sipariş verebilir, ödemenizi 12 taksit halinde yapabilirsiniz. 

 

 

Bir boomads advertorial içeriğidir.